Siğil (Kondilom) Nedir?

HPV Nedir?

Tanım olarak Türkçe karşılığı anal ve genital bölge siğilidir, daha doğrusu bu bölge siğillerine kondilom denir. Latince HPV (human papillom virus) denir. HPV siğil gibi genel bir tanımlamadır ve vücudun neresinde olursa olsun bu tanım kullanılabilir. Hastalık adı olarak anüs ve cinsel organlardakine kondiloma akümünata, elde olana vulgaris, ayak tabanındakine verruko plantaris denir.
Virüs bulaşmasıyla ortaya çıkan deride kabarık, parmak gibi çıkıntılı, kahverengi veya deri renginde değişik formatta oluşumlardır. İngilizce karşılığı olan wart ismi de sıkça kullanılmaktadır.

Siğil tedavisi

Kondilom Nasıl Bulaşır?

Viral bir hastalık olduğu için bulaşıcıdır ve bulaşıcılık derecesi de yüksektir. Vücudun neresinde olursa olsun temasla bulaştığı kesindir.
Geçmişte “kurbağaya dokunduğun için çıkmış” gibi yanlış bir inanış vardı ama günümüzde buna inanan insan kalmamıştır.


El, yüz bölgesi tokalaşma, öpüşme ile veya ortak terlik, küvet kullanımıyla bulaşabilirken anüs siğili daha çok cinsel ilişki ile bulaştığını düşündürür. Anal seks yapanlarda daha sık görülmesi bu durumu izah etmektedir. Kesin olmamakla birlikte klozetten, taharet musluğundan veya lavabo musluğundan da bulaşabileceği yönünde görüşler vardır.


Bulaşıcı olması sebebiyle fiziki olduğu kadar sosyal bir sorundur, tedavisi geciktirildiği sürece yakın plandaki insanlara bulaştırmaya devam edilmiş olur. Bulaşıcı olması sebebiyle tanı konduğu anda tedavi planı yapılmalı ve en kısa sürede tedavi ettirilmelidir.


Virüsün bulaştığı herkeste hastalık olmaz bunun en önemli sebebi bulaşan kişinin bağışıklık sisteminin güçlü olmasıdır. Kişinin bağışıklığı gibi bir diğer faktör de virüsün virülansıdır (gücü) bu iki sebeple hastalık bulaştıktan sonra birkaç ayda ortaya çıkabileceği gibi 3-5 yılı da bulabilir.

Kansere Neden Olan HPV Tipleri Hangileridir?

Aslında servix (rahim ağzı kanseri) yapan 40 civarı HPV tipi vardır, bunlardan sık görülen tipler 6- 11 -16 – 18 – 31 – 33 – 35 – 39 – 45 – 51 – 52 – 56 – 58 – 59 – 66 – 68’dir. Kanserde en fazla rastlananlar ise aşısı da geliştirilmiş olan 6, 11, 16 ve 18. Tipleridir. Bir çok ülkede bu tiplere karşı geliştirilen Gardasil denilen aşı ücetsiz olarak yapılmaktadır. Türkiye’de de son yıllarda ücretsiz yapılması gerektiği konusunda mahkeme kararları çıkmaktadır ve bir süre sonra istekli kişilere ücretsiz yapılması mümkün olacaktır. (1)

HPV Teşhisi Nasıl Konur?

Teşhis bölgeye göre farklı şekillerde konmaktadır. El, yüz, ayak, gövde, anüs, penis bölgesindekilerin teşhisi gözle konulabilir, şüphe duyulursa patolojik inceleme için parça alınarak incelenir.
Serviks yani kadın rahim ağzındaki siğiller görülebiliyorsa kitlenin kendisi patolojik inceleme için parça alınarak kesin teşhis konur ancak her zaman gözle tespit edilebilecek düzeyde olmayabilir, bu durumda smear (PAP smear) alınıp smear (smiir diye okunur) incelemesi ile kesin teşhis konur. Smear aynı zamanda kanser hakkında da bilgi verir. Smear’dan daha iyi yol gösteren servikal biopsi de yapılabilmektedir.
Kan testleri teşhis ve tedavide biyopsi kadar yol gösterici olmadığı için rutin yapılan test değildir. (2)

HPV Tip Tayini Nasıl Yapılır?

Human papillom virüsün 230 civarı farklı tipi vardır. Farklı tipler farklı vücut bölgelere yerleşir. Bu tiplerin bazıları rahim ağzı kanserine neden olmaktadır. Tip tayininin önemi kanser açısından önem arz eder. HPV nin 6. 11. 16. veya 18. Tip ise yüksek risk sebebiyle sonraki yıllarda belirli aralıklarla smear testi yaptırması önerilir. Böylece olabilecek bir rahim ağzı kanseri erken teşhis edilmiş olur.
Kadın genital organı dışındaki siğillerde tip tayini yapmak çok anlamlı değildir ancak son yıllarda bazı tiplerin makat kanseri sıklığını arttırdığı yönünde bilgiler paylaşılmaktadır. Önümüzdeki yıllarda bundan korunmak için de tip tayini rutin uygulamaya girebilir.
Son yıllarda genital ve anal bölgede görülen siğillerin boğaz, yutak, gırtlak, ses telleri gibi üst solunum yollarında da tespit edildiği görülmektedir bunun sebebinin de oral seks olduğu düşünülmektedir. (3)

HPV DNA Testi Gerekir mi?

Aslında tip tayini için yapılan test DNA (deoksi nükleik asit) testidir. Bir tür genetik testtir ve virüsün gen yapısı incelenerek hangi tip olduğunu bulmaya yarar.
DNA testi tedavide yol gösterici değildir ama gelecekte olabilecek kanserlerin erken teşhisi için ciddi yol göstericidir. (4)

Makat Siğili Belirtileri Nelerdir?

İlk belirti genellikle kaşıntıdır, lezyonlar görünecek kadar büyümeden önce deride yaptığı tahribatla kaşıntıya neden olur. Toplu iğne başı gibi küçük çıkıntılar olması akla ilk siğili getirir, bu düzeyde tedavisi daha kolay bir şekilde yapılabilir.


Kanama, siğillerin kaşıntıyla ya da sürtünmeyle tahriş olmasıyla iç çamaşırda kanla kirlenme olur, bağırsağa ilerlemiş vakalarda hemoroid kanamasına benzer kanama olur. Tedavisi geciktirilirse lezyonlar giderek büyüyüp fındık hatta ceviz kadar büyüyebilir, sık olan olgularda devasa bir kitle gibi görünür.
Anüste ıslaklık, akıntı, siğilden olan salgı ıslaklık ve akıntı şeklinde belirti verir.
Makatta kötü koku, dokunun yeterli havalanmaması ve dışkıyla kirlenme sebebiyle kötü koku ortaya çıkar.

Siğilden Korunmak İçin Ne Yapmalı?

Korunma meselesini takıntı haline getirip yaşamı çekilmez hale getirmemek gerekir. Her bölgenin korunma yolu farklıdır. El, ayak, yüz bölgesinden korunmanın tek yolu siğili olan kişiyle tokalaşmak ya da öpüşmek gibi yakın temas kurmamak gerekir.


Genital ve anal siğillerden korunmak için lezyonun varlığı tespit edilmesi durumunda hiçbir şekilde ilişkiye girilmemelidir. Tanımadık kişiyle ilişkiye girilecekse mutlaka prezervatif kullanılmalıdır. Özellikle seks işçileri gerek kendilerini gerekse sonraki partnerlerini korumak için mutlaka prezervatif kullanmalıdır.
Tehlikeli tiplere karşı geliştirilen aşılar bu tiplere karşı koruyuculuk sağlar. En etkili korunma aşıdır.
Günümüzde rahim ağzı kanserinin neredeyse tek nedeni kabul edildiği için giderek yaygınlaşan bir şekilde aşı uygulanmaktadır.


Korunmanın bir diğer şekli de kişinin kendinden kendine bulaşmasından korunmaktır. Tüm siğiller kişinin kendi bedeninde giderek büyümesi ve farklı noktalarda çıkma ihtimali yani farklı noktalara bulaşma ihtimali vardır. İşte yeni bulaşları engellemek için en kısa sürede tedavi olunmalıdır. (5)

HPV Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hastalığın olduğu bölüme göre tedavi yöntemleri, takip şekli ve yaklaşım değişir. Yüz ve el gibi bölgedekiler radyo frekans veya lazerle yok edildiğinde tamamen düzelir, seanslar gerekmez ama makat bölgesindekiler virüsün nemli ortamı sevmesi sebebiyle defalarca uygulamayı gerektirebilir.

Siğil Kremleri İşe Yarar mı?

İki krem vardır Aldara (imikimon) (6)  ve Veregen (sinekatekin) (7). Her ikisi de tedaviden çok sonrası tekrarlamayı engelleme amacıyla kullanılır. Aldara anüs ve genital bölgede ciddi yanıklara neden olduğu için kullanıcı memnuniyeti çok düşüktür. Net tedavi için daha etkili yöntemler tercih edilmelidir.


Diğer ilaçlar
Yüksek asit içeren solüsyonlar kimyasal olarak yakma amacıyla hastanın kendisi kullanılabilir. Bunlar sadece el, ayak, yüz, gövde gibi alanlarda kullanılır, anüs bölgesinde asla kullanılmamalıdır yoksa felaketle sonuçlanan yanıklara neden olabilir.


Yeşil çay ekstresinden saflaştırılarak elde edilen sinekateşin (sinekatekin) % 15 yoğunlukla kullanıldığında tüm siğillerde yüksek başarı elde edilmektedir. Veregen % 15 sinekateşin içermektedir, Türkiye’de bulunmamaktadır.

Siğil Koterizasyonu

Elektrokoter adlı cihazla yapılır. En eski yöntemdir, elektrik ark enerjisiyle yakma prensibine dayanır. Ameliyatlarda kanayan damarı yakma amacıyla uzun yıllardır kullanılmaktadır. Radyo frekansın çeşitli üstünlükleri sebebiyle koterizasyon yerini radyo frekansla buharlaştırmaya terk etmiştir. Devlet hastaneleri dışında kullanımı azalmıştır. Anal bölge dışındakilerde genellikle tek uygulama yeterlidir, anal ve genital bölgede başarısı daha düşüktür ve defalarca uygulamak gerekir. (8)

Dondurma Tedavisi (Krioterapi)

Azot gazının soğutucu etkisinden yararlanılır. Sprey veya dokunma şeklinde yapılır. Azot gazı uygulandığı zemini -20 derece ile – 40 dereceye kadar soğutur. Bu kadar soğuk uygulanan doku yanmaya benzer şekilde ölür ve sonraki 1-2 hafta içinde dökülür. Derinliği belirlenemediği için el ayak bölgelerinde bile defalarca uygulamak gerekir. İç genital organlar ve anüs bölgesinde kullanımı çok başarısız olduğu ve bağırsak içine uygulanamayacağı için bu bölgelerde kullanımı doğru değildir. (9)

Koli Bandıyla Siğil Tedavisi İşe Yarar mı?

Çocuklarda yaygın siğillerin tedavisi oldukça sıkıntılıdır. Çocuğun gösterdiği reaksiyon koterizasyon, cerrahi, lazer ve radyo frekans işlemlerini zorlaştırmaktadır.
Çok yaygın siğillerde koli bandıyla tam kapatmak diğer yöntemlerden başarısız olsa da krioterapiden daha başarılı bulunmuştur.
Kolay uygulanması, daha ekonomik olması, çocuğun kolay kabullenmesi koli bandı tedavisini öne çıkarmaktadır ama bu konuda yapılmış bilimsel çalışma sayısı yeterli değildir. (10)

Cerrahi Tedavi (Ameliyat) Gerekir mi?

Genel anestezi (narkoz) altında yapılır. Lezyonların ameliyatla alınarak yok edilmesidir. Çok eski bir tedavi yöntemidir. Daha agresif bir yöntem olduğu için tercih edilmemektedir. Özellikle anal bölgede çok doku çıkarılmasını gerektiren yaygın durumlarda çok doku çıkarılmasına bağlı olarak makat darlığı gelişmesi gibi ciddi sorun yaşanabilir. Cerrahinin uygulandığı neredeyse tek yer serviks kondilomudur.

Lazerle Siğil Tedavisi

Yüksek ısı enerjisi taşıyan ışık uygulamasıdır. Işığın tutulduğu nokta ısınarak haşlanma benzeri şekilde yok olur. Sınırları net ve çok sayıda lezyonun olmadığı durumlarda başarıyla uygulanmaktadır. Çok yaygın olan hastalarda geniş yanıkların getirdiği sorunlar sebebiyle tercih edilmez. Tekli lezyona uygulandığında çıkıntı kabuk gibi kopup deriden ayrılır. Derin katmanlarda yanık olmadığı için iyileşme çok hızlıdır. (11)

Radyofrekans ile Siğil Tedavisi

Etki sınırlarının çok keskin olması, etki mesafesinin 0.1 mm kadar ince olması sebebiyle en başarılı yöntemdir. Bir tür buharlaştırma uygulamasıdır. İğne ucu gibi ince uç yardımıyla yapılır. Radyo dalgalarının dokuya çarparken oluşan ısı enerjisinin etkisiyle lezyon buharlaşarak yok olur. Lateral termal hasar denilen uygulama noktasının etrafında yanan doku miktarı çok azdır, bu sayede iyileşme diğer yöntemlere kıyasla daha kısa sürede olur.

Vücuttaki tüm siğillerde kullanılmaktadır ama anüs ve bağırsağa ilerlemiş siğillerde etkinliği diğer yöntemlere kıyasla çok daha yüksektir.
Özellikle anüs ve bağırsakta olanlar için ilk tercih edilen yöntem radyofrekans tedavisidir. Tedavinizi yaptıracağınız klinikte hangi teknoloji veya teknolojilerin olduğundan emin olmalısınız ki sizin için en uygun yöntem seçilebilsin. (12)

Siğil Tedavi Ücretleri Neye Göre Belirlenir?

Ücretleri etkileyen birçok faktör vardır, bunları şöyle sıralayabiliriz; Siğilin büyüklüğü, sayısı, yaygınlığı, bağırsağa ilerleyip ilerlemediği, seansla gerekip gerekmeyeceğine göre değişir.
Kliniklerimizde uygulanan ücretler şöyledir;
El, ayak, gövde gibi bölgedeki 5 mm ve daha küçük siğillerin ilki 400 TL eklenen her biri 200 TL dir. 5 mm den daha büyük olanlar, burun içi, kaş içi, kirpik arası gibi özellikli alanlarda olanların ücreti muayene ile belirlenir.


Anüs ve genital siğiller; Bu bölgelerin diğer bölgelerden çok ciddi bir farkı vardır, nemli bölge olduğu için defalarca uygulama gerekebilir. Ücret siğilin yaygınlığına göre 1500 TL ile 4500 TL arasında değişmektedir. Bağırsağa ilerlemiş vakalar ve çok ileri düzeydeki vakalar muayene ile ücretlendirilir ve bu miktarlardan daha fazla olabilir.


Ücret araştırmasında en dikkat edilmesi gereken durum takip süresince gerekebilecek seanslarda ücret alınıp alınmayacağıdır. İdea Klinik şubelerinde 6 seansa kadar veya bir yıl boyunca ek ücret alınmadan takip ve tedaviye devam edilir. Takip süresince ücret alınmamasının en önemli sebebi hastanın ücret sebebiyle tedavisini bırakmamasıdır.

Siğil Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Bütün mikrobik ve virüs kaynaklı hastalıklar gibi bulaşıcıdır. Tedavisi geciktirilirse kişinin kendisinden kendisine bulaşarak bir olan sayı aylar içinde 5 olabilir on olabilir daha da artabilir. Diğer taraftan dokunarak temas kurduğu kişilere de bulaştırır.


Makat siğilleri bu konuda en sıkıntılı olanıdır. Nemli bölge olması sebebiyle hızlı yayılma eğilimi yüksektir, daha da önemlisi bağırsağa ilerleme ihtimali vardır. Bağırsağa ilerleyenlerin tedavisi daha zordur.
Bulaşıcı olması sebebiyle kişisel olduğu kadar toplumsal bir sorundur.

HPV Vücuttan Atılır mı?

Evet, atılır her ne kadar internette bilimsel olmayan bir şekilde vücutta kalacağı yazsa da virüsten tamamen kurtulmak mümkündür. Tedavisi doğru bir şekilde tamamlanmış kişi virüsten arınmış kabul edilir ve herhangi bir önlem almadan veya olumsuz beklentiye girmeden normal yaşamını sürdürebilir. Virüsü bir başkasından yeniden almadığı sürece yeniden hasta olmaz.


Kişinin bağışıklık sisteminin çöktüğü durumlarda yeniden ortaya çıkabileceği gibi bir görüş olsa da bu çok seyrek rastlanan bir durumdur ve bağışıklığı düşen herkes tüm viral hastalıklara karşı daha hassas hale gelir.

REFERANSLAR

1. Khan, M. J., Castle, P. E., Lorincz, A. T., Wacholder, S., Sherman, M., Scott, D. R., … & Schiffman, M. (2005). The elevated 10-year risk of cervical precancer and cancer in women with human papillomavirus (HPV) type 16 or 18 and the possible utility of type-specific HPV testing in clinical practice. Journal of the National cancer Institute, 97(14), 1072-1079.

2. Chai, R. C., Lambie, D., Verma, M., & Punyadeera, C. (2015). Current trends in the etiology and diagnosis of HPV‐related head and neck cancers. Cancer medicine, 4(4), 596-607.

3. Farahmand, Z., Soleimanjahi, H., Garshasbi, M., Hasanzadeh, M., & Zafari, E. (2021). Distribution of the most common types of HPV in Iranian women with and without cervical cancer. Women & Health, 61(1), 73-82.

4. Tsakogiannis, D., Gartzonika, C., Levidiotou-Stefanou, S., & Markoulatos, P. (2017). Molecular approaches for HPV genotyping and HPV-DNA physical status. Expert reviews in molecular medicine, 19.

5. Frazer, I. (2007). Correlating immunity with protection for HPV infection. International Journal of Infectious Diseases, 11, S10-S16.

6. Owens, M. L., Bridson, W. E., Smith, S. L., Myers, J. A., Fox, T. L., Wells, T. M., & HPV Study Group. (1998). Percutaneous penetration of Aldara™ cream, 5% during the topical treatment of genital and perianal warts. Primary Care Update for OB/GYNS, 5(4), 151.

7. Nguyen, H. P., Doan, H. Q., Brunell, D. J., Rady, P., & Tyring, S. K. (2014). Apoptotic gene expression in sinecatechins-treated external genital and perianal warts. Viral Immunology, 27(10), 556-558.

8. Baeder, F. M., Santos, M. T. B. R., Pelino, J. E. P., Duarte, D. A., & Genovese, W. J. (2012). High-power diode laser versus electrocautery surgery on human papillomavirus lesion treatment. Journal of Craniofacial Surgery, 23(3), 702-705.

9. SONG, K. H., KIM, K. J., & LEE, C. J. (1993). Cryotherpy of warts with liquid nitrogen. Korean Journal of Dermatology, 495-501.

10. Focht III, D. R., Spicer, C., & Fairchok, M. P. (2002). The efficacy of duct tape vs cryotherapy in the treatment of verruca vulgaris (the common wart). Archives of pediatrics & adolescent medicine, 156(10), 971-974.

11. Tosti, A., & Piraccini, B. M. (2001). Warts of the nail unit: surgical and nonsurgical approaches. Dermatologic Surgery, 27(3), 235-239.

12. Halasz, C. L. (1994). Treatment of common warts using the infrared coagulator. The Journal of dermatologic surgery and oncology, 20(4), 252-256.